going with - Turkish English Dictionary

going with

Meanings of "going with" with other terms in English Turkish Dictionary : 44 result(s)

English Turkish
General
have a thing going with someone v. aralarında bir şey olmak
have a thing going with someone v. arasında bir şey olmak
Phrases
enough/something to be going on with [uk] expr. iş görür seviyede
enough/something to be going on with [uk] expr. bir süre iş görür
enough to be going on with [uk] expr. bir süre iş görür
enough/something to be going on with [uk] expr. kısa bir süre yeter
enough to be going on with [uk] expr. iş görür seviyede
enough/something to be going on with [uk] expr. bir süre yeter
enough to be going on with [uk] expr. yeterli
enough to be going on with [uk] expr. idare eder
enough to be going on with [uk] expr. kısa bir süre yeter
enough/something to be going on with [uk] expr. yeterli
enough/something to be going on with [uk] expr. idare eder
enough to be going on with [uk] expr. bir süre yeter
Colloquial
have something going with someone v. aralarında bir şey olmak
have something going with someone v. arasında bir şey olmak
get going with v. ile aşk ilişkisine girmek
get going with v. ile çıkmaya başlamak
get going with v. ile arasında/aralarında bir şeyler olmak
get going with v. ile arasında/aralarında bir şeyler olmaya başlamak
Idioms
get something going with someone v. biriyle çıkmaya başlamak
get something going with someone v. arasında/aralarında bir şeyler olmaya başlamak
get something going with someone v. biriyle ilişkiye (aşk ilişkisine) girmek
get something going with someone v. arasında/aralarında bir şeyler olmak
(have) got something going (with someone) v. (romantik ilişki) aralarında bir şeyler olmak
(have) got a thing going (with someone) v. (romantik ilişki) aralarında bir şeyler olmak
Speaking
do you fancy going to the cinema with me? expr. benimle sinemaya gelmek ister misin?
how is it going with you? expr. nasıl gidiyor?
what are you going to do with it? expr. ne yapacaksın bununla?
what's that have to do with going there? expr. bunun oraya gitmekle ne ilgisi var?
I'm going to need your help with this expr. bu işte yardımınıza ihtiyacım olacak
he's not going with you expr. seninle gitmiyor
what's going on with you? expr. senin neyin var?
what's going on with you? expr. neler oluyor sana böyle?
I'm going to be honest with you expr. size karşı dürüst olacağım
is she going out with anyone? expr. çıktığı birisi var mı?
I'm not going anywhere with you expr. seninle hiçbir yere gitmiyorum
I hope everything is going well with you expr. umarım her şey yolundadır
what am I going to do with you? expr. seninle ne yapacağım ben böyle?
what's going on with you? expr. neyin var senin?
I'm going to have lunch with my friends expr. arkadaşlarımla öğle yemeği yiyeceğim
is he going to get away with it all? expr. yanına kâr mı kalacak yaptıkları?
you have a deep thing going with him expr. aranızda derin bir muhabbet var onunla
Military
travel with troops going n. giden kıta ile seyahat